Sosyal Hayat ve Kültürü

Kayıçivi'de geleneksel İç Anadolu Bölgesi kültürü hakimdir. Köye gelen ziyaretçiler hoş karşılanır. Köyde bulunan nüfusun büyük bir çoğunluğu İstanbul, ilçe merkezlerinde ve il merkezinde ikametgah etmektedirler ama ülkemizin diğer şehirlerine de göç etmişlerdir. Yaz sezonu (Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları) geldiği zaman şehir merkezinde ve diğer şehirlerde bulunan köylülerimiz köye dönerler, sezon bitiminden sonra tekrar geri dönerler. Bu göç olayından dolayı köyün toplam nüfusu sürekli azalmaktadır. 1997 yılı seçimlerinde 218 kişi olan köyün nüfusu 2000 yılı seçiminde 184'e düşmüştür.

Köy yerleşimcileri oldukça az olduğundan sosyal aktiviteler yok denecek kadar azdır. Ancak köylüler arasında imece adeti son zamanlarada kişilerin maddiyata önem vermeleri ve köy halkının yaşlılar hariç büyük kısmının büyük kentlere göçmesi nedeniyle yok olma tehlikesi içindedir, köy odası sohbetleri orta yaş ve üzeri halen devam ettirmektedirler.

Köyün ismini taşıyan Köy Derneği her yıl geleneksel hale gelen ilkyazın köy korusunda Çağla Şenlikleri düzenlerler, yurdumuzun değişik bölgelerinde yaşayan Kayıçivililer bu günlerde birbirlerini uzun zamandan beri göremeyenler hasret gidermiş olurlar. Köyde bulunan eş dost akrabalarını ziyaret ederler, sıla hasretini giderirler. Mezarlarını ziyaret ederek dualar ederler.

Kış aylarında gençlerin İstanbul'daki köy lokalinde yapılan yaren eğlencelerini başarı ile sürdürmektedir. Harmanlarda yapılan Güvey giydirme, duvak, başdonanma gibi gelenek görenekler ile hanımların giydikleri üç etek, fes, ferace denilen giysiler artık tarihe karışmak üzeredir.

Genelde İstanbul'da vefat eden cenazelerini köye getirerek defnederler.

Kendine özgü yiyecekleri, içecekleri, yemek kültürleri, görgü kuraları, eğlenceleri, milli dini, ölüm, düğün kuralları vardır. Düğünlerde düğün evlerinde çatıya Türk Bayrağı dikilir. Bayram namazlarından sonra cami çıkışında en yaşlısından başlıyarak yan yana sıra olup bayramlaşılarak dua edilir, dualardan sonra köy odasında köylünün hazırladığı yemek yenir.

Zaman zaman kuraklığa karşı yağmur duası da yapılır.

Arefe günlerinde ikindin namazından sonra mezarlık ziyaretleri köyün geleneğidir. İnanışlarımıza göre bayram sabahı, sabah namazından bayram namazına kadar çeşmelerden zemzem suyu akar.

Köyün şivesi, bütün Anadolu ağızlarında görülebilen genel ve ortak özellikler taşımakla birlikte, yöresel şive özelliklerimiz açısından da ilgi çekicidir yöreye özgü kelimelerle yöresel tarzla anlatılır. Çevre köylerle konuşma şivesi ve ağzı bakımından ayıran özellikleri vardır. Zaten Anadolu’nun bugünkü ağız haritası ile Oğuzların Anadolu’da yerleşme düzenleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Anadolu’daki yerleşme düzeninde boy-oba-oymak yapılanması etkili olmuştur. Her boy, hatta her oba ve oymak bir ağız demektir. Bugünkü ağızların coğrafî dağılımının, zaman içinde meydana gelen karışma ve kaynaşmalara rağmen genel çizgileriyle, Oğuzların Anadolu’daki yerleşme düzenini yansıttığı söylenebilir.